İnternetin Evrimi

Herkese Merhaba. Bu yazımda interneti kullanmaya başladığım yıllardan bugüne kadar yaşadığı teknolojik ve sosyolojik evrimleri anlatmaya çalışacağım. Bazılarınız için nostalji, Bazılarınız içinse hikaye gibi algılanacak olsada bu son 25 yıl içinde olan olaylar gerçekten çok fantastik. İnternetle ilk tanıştığım yıllarda (1998) bilgisayarlar yaygın olarak Pentium bazı yeniler ise Pentium II idi. Pentium II nin CPU hızı 233 MHz – 450 MHz FSB hızı 66 Mhz ile 100 Mhz arasındaydı.

Hep kullanılan Socket işlemciler haricinde birde Slot işlemciler çıkmıştı.

Üstteki resimde Slot Pentium II işlemci gösterilmiştir. Ram yuvasına benzer bir yuvaya monte ediliyordu. Yani bilgisayarlar bugünki en kötü akıllı telefondan daha güçsüzdü. Tabi internetde aynı ölçüde yavaş ve işlevsizdi. İnternette yerli çok az sayıda sayfa bulunmakta ve interneti kullananların en çok vakit geçirdiği kısım mIRC olmaktaydı. mIRC bir İRC sohbet programıydı ve çok yoğun olarak kullanılıyordu. İnternetten video izlemek için gereken hiçbir teknoloji neredeyse yoktu. Yerli sadece büyük şirketlerin web siteleri vardı. Siber Güvenlik yok denilecek seviyedeydi. Bir ipscanner elinize geçirdiğinizde tek yapmanız gereken ip aralığı girip ip taratmaktı. İnternete bilgisayar bağlandığı için zaten genel olarak tüm dosyalarına erişilebiliyordu. İnsanlar sohbet odalarında asla yaşadığı şehri bile söylemiyordu. İnternette tanışılan insanlara güven çok düşüktü zaten her tanıştığınız doktor, mühendis, avukat gibi mesleklerdeydi. İnternette fotoğraf veya isim paylaşılması rastlanılmayan birşeydi. Kanunlar yetersizdi. İnternetten işlenen suçlar hangi statude değerlendirileceğine dair kararlar oldukca geç verildi. Hırsızlık ve dolandırıcılık kanunları ile yargılanıp serbest bırakılmak zorunda kalınan hackerlar oldu. Tabi ki bu güvensiz ortamda para kazanmakta çok zordu. Dolandırıcılıklar oldukça fazlaydı. İnternet pazarlanırken özgürlük olarak pazarlanıyordu. Bir yazıyı kimin yazdığı takip edilemiyordu. Analog santraller nedeniyle en fazla mahalleye kadar takip yapılabiliyordu.

Buradaki cevheri gören kapitalizm bir anda yatırım patlamasına geçti ve interneti geliştirmek için dehşet paralar harcanmaya başladı.

Bu cihaz 56K fax modem. Yani internete bağlanmak için bilgisayarınıza bunlardan birtane takmalıydınız. Birisi bilgisayarın içinde PCI yuvasına diğeri ise seri porta bağlanıyordu. USB kullanımı daha çok düşüktü. Kullanıcıların artması ve eldeedilebilecek gelirin görülmesi üzerine yapılan yatırımlar ile internet 10 yılda geçmiş 30 yılda aldığından fazla yol aldı. 56Kbit olan internet hızı 4 yıl içinde 1Mbit hızına ulaştı. Veri aktarım hızının artması ve bilgisayarların müthiş bir hızla güçlenmesi ile internet kullanımının şekli değişmeye başladı. İlk önce İCQ girdi hayatlara. Burada biraz daha gerçek kişilikler olarak sohbet ediyordu insanlar isteyenler fotoğraflarını koyabiliyorlardı mesela. Peşinden MSN i soktular hayatımıza. MSN daha güven verdi. Fotoğraflarınızı ve bilgilerinizi sadece sizin istediğiniz kişiler görebiliyordu. Kanunlar düzenlendi artık internette yapılan suçların ceza kanununda karşılığı vardı. Hatta sanalda yapılanın gerçekte nasıl cezası olabilir diye tartışmalar bile çıkıyordu. Ardından internet cep telefonlarına girdi. İşte herşeyi değiştiren bu oldu. google peşinden hi5 peşinden facebook peşinden diğerleri; gelişen teknoloji, oluşturulan standartlar, eskiden teklif edemeyecekleri kullanım sözleşmeleri ile bir anda özgürlük için girdiğimiz internete tutsak olarak girmeye başladık. Öyleki alıştıra alıştıra önümüze getirdikleri kullanım sözleşmeleri ile bizim hakkımızda hertürlü bilgiyi topluyorlar ve bunu bize karşı kullanıyorlar. Dev firmalar insanları yasal olarak kandırmak için yapmaları gereken herşeyi yapıyorlar. Sosyologlar, psikologlar, psikiyatristler, kişilik uzmanları ve son 10 yıldır yapay zeka birleşerek insanları inceliyorlar. Bizim kişilik analizimizi yapıp maddi durumumuz, hoşlandığımız, sevdiğimiz, nefret ettiğimiz, zaaflarımız gibi çok kişisel bilgileri bize ait cihazlardan topluyorlar ve bizim karşımıza ihtiyacımız olmadığı halde alacağımız ürünler çıkartıyorlar. Yani bir zamanlar özgürlük için girdiğimiz internette artık bizler köle konumundayız. Boş zamanımızda onlar için çalışıyor, kendimiz ve dostlarımız hakkında onları bilgilendiriyoruz. Biz birşey arattığımız zaman google bize bizim arattığımızı değil görmemizi istediği şeyi gösteriyor. Google istemiyorsa bir siteyi bulamıyorsunuz. Yani aslında oldukça kısıtlı bir internet kullanıyorsunuz. Çoğu kişinin internette girdiği siteler 5 i bilemedin 10 u geçmez ama ne yazık ki çoğunluk böyle olduğu için internet hakkında kararıda bunlar variyor.

Şu anda girdiğiniz internette özgür değilsiniz. Gerçek hayatta söyleyemediğiniz hiçbir şeyi burada söyleyemez ve yapamazsınız. Bunların hepsini yapacak bir hale şu anda bulunan internetin geleceğine inanmıyorum.  Bunun için başka bir teknoloji gerekiyor. Yeni bir internet. Yeni prosedürler ve yeni kurallar ile. En başında yazılan herkesi her türlü koruyan yasalar ile yapılmış bir internet prosedürü.

İnsan hayatı tüketim malzemesi değildir.”’